Yazan: Emre Dorman

Kendi varlığının sebebi, yaşamın anlam ve hedefi, niçin, nasıl ve hangi ölçülere göre yaşanılması gerektiği, ölüm sonrası durumun ne olacağı gibi temel sorular tecrübe yöntemi ile cevaplandırılabilecek sorular değildir. Bu noktada duyular kendi sınırını aşan metafizik âlemle ilgili problemlerde akla malzeme sağlayamamaktadırlar. İşte bu noktada vahiy devreye girmekte ve bilgi kaynaklarından biri olarak değerlendirilmektedir. Kelamcılar vahyi bir bilgi kaynağı olarak zikretseler de vahiy, bilgi nazariyesinde doğrudan bir bilgi kaynağı olarak ele alınmamıştır. Kelamcılar doğru haberi bilgi kaynağı olarak almış ve vahyi de doğru haberlerden biri olarak kabul etmişlerdir. Ancak vahyi sırf bir haber olarak ele alıp doğru haber altında incelemek pek isabetli bir yaklaşım değildir. Çünkü vahiy, sırf bir haber değil, aksine gerçekliğini bünyesindeki akli delilerle eşsiz bir bilgi kaynağıdır. Bundan dolayı vahyi dolaylı olarak değil doğrudan doğruya bilgi kaynağı kabul etmek daha uygundur.

Kur’an ayetleri, vahyi doğrudan bir ilim olarak isimlendirmekte ve her ne kadar diğer kaynakların sağladıkları bilgileri de geçerli ve destekçi gören bir yaklaşım sergilese de vahyin kesinliği hususuna ayrı bir önem vermektedir. Kur’an’a göre tüm bilgi kaynaklarının yaratıcısı Allah’tır. Aralarındaki fark ise diğer bilgi kaynaklarının her insanda ayrı ayrı yaratılmış olmalarına karşı vahiy kulları arasından seçmiş olduğu bir kulu vasıtası ile bildirilmektedir. Vahiy, insanlar ve sahip oldukları bilgi kaynakları ile çatışmaması için insanın yaratılışı ile uyumlu bir şekilde gönderilmiştir. Bu sebeple Kur’an, vahiy kaynağının doğruluğu ve yanıltmayan bir kaynak olduğu hususu üzerinde ısrarla durmaktadır.

Özellikle Kur’an’ın indirildiği dönemin koşulları ve insanların kabulleri dikkate alındığında, Kur’an’ın insanı düşünmeye ve etrafındaki oluşumları gözlemlemeye sevk eden yaklaşımı ile vermiş olduğu bilgiler doğrultusunda eşsiz bir bilgi kaynağı olduğu bir gerçektir. Günümüzde küçük bir öğrenci için dahi sıradan olabilecek bir takım bilgilerin Kur’an’ın indirildiği dönemin çok öncelerinden itibaren, çok çetin problemler olarak insanların akıllarını meşgul ettiğini düşünürsek, Kur’an ‘ın indiği döneme ve sonrasına nasıl bir ışık ve bilgi kaynağı olduğunu kavrayabiliriz. Sonuç olarak Kur’an’ın kendi doğruluğunu kendi muhtevasıyla delillendiren bir kitap olduğunu söyleyebiliriz.

Categories:

Tags:

22 Responses

  1. çok teşekkürler sizler olmasaydınız bu ödevi yapamazdım sağlıcakla kalın Allah’a emnet olun

  2. bence çok güzel bunu yayınlayanlardan Allah razı olsun süpersiniz yaaaaaaa:d:d:d:d:d:d

  3. bence güzel ve bilgi edindirici bir sayfa çoooooooook güüüüüüüüüüzeeeeeeeeel!!!

  4. Çok teşekkür ederim.Ödevime çok yardımcı oldu gerçekten.Bu siteyi yapan kişiden ALLAH razı olsun!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *