Allah, Evren ve İnsan Üzerine

Kur’an’da Allah’ın Varlığı

Yazan: Emre Dorman

Kur’an’da Allah’ın varlığını ispat etmeye yönelik olmakla birlikte daha çok Allah’ın sıfatları, birliği, benzersizliği ve mükemmel bir varlık oluşu hakkında bir çok âyet bulunmaktadır. Bu tür âyetlerde en küçüğünden en büyüğüne, en basitinden en mükemmeline kadar bütün oluşumların, evrendeki hassas ayarların, bir gâye ve nizâmın varlığına dikkat çekilmekte ve bu mükemmel düzenin tesâdüfen oluşamayacağı gösterilerek Allah’ın yaratışındaki üstünlükten O’nun varlığına ulaşılmaktadır. Monoteist dinlerin en temel tezi olan, “Allah’ın her an, her şeye hâkim ve canlı cansız her şeyin yaratıcısı olması” inancı üç büyük dinin de en önemli dayanağıdır. Ancak insanın yaratılışı, evrenin kökeni ve evren hakkında detaylı bilgiler içermesi bakımından bu üç dinin kutsal kitapları arasında Kur’an’ın ayrı bir yeri bulunmaktadır. “İnsan ile alakalı moleküler biyoloji, genetik mühendisliği, hücre biyolojisi bilimlerinden başka, astrofizik, astronomi, kozmoloji, kozmogoni vb. bilimler de Kur’an ile tam bir ahenk içindedir”. (13) Kur’an’da Allah’ın varlığına işaret eden âyetleri yedi gruba ayırarak incelemek mümkündür:[14]

1. Büyük bir kudret, ilim ve hikmet eseri olan insanın yaratılışı, onun bir mucize olan vücut yapısı, uzuvlar ve fonksiyonları, vücut sistemine bağlı olarak insana lutfedilen sayısız nimetleri bildiren âyetler;

2. Yürüyeni, uçanı, sürüngeni, iki ve dört ayaklısıyla birlikte sonsuz bir kudretin eseri olan hayvanların yaratılışı ve insan hizmetine verilişini tasvir eden âyetler;

3. Bozulması ve aksaması olmayan mükemmel tabiat nizâmı içindeki yer küresi, dağlar ve denizler… Göklerin ve yerin birbiriyle âhenkli olarak gediksiz ve kusursuz yaratılışı, bunların çalışması, yerin mevsimden mevsime değişik şekillere bürünmesi, yer küresinin hayat taşıması ve insanın barınması için elverişli olması, yer küresini koruyan atmosfer, acı ve tatlı suların ve denizlerin bulunuşu… yerde ve gökte bulunan her şeyin insan emrine verilişini bildiren âyetler;

4. Bütün canlıların mayasını teşkil eden su, suyun müjdeleyicisi ve bulutların sevk edicisi olan rüzgâr, ölmüş bulunan toprağın yağmurla dirilerek muhtelif yiyecekler vermesi, insanların büyük ihtiyaçlarını gideren ateşâ€¦ ve daha bir çok benzerlerinin yaratılışını ifade den ayetler.

5. Ay, güneş ve yıldızların (gezegenlerin) bağlı bulunduğu değişmez nizâmı, gündüzün insan geçimi ve gecenin de onun uyku ve istirahatı için yaratıldığını, güneşin, ayın ve diğer gezegenlerin bağlı bulunduğu hassas kanunlar, bunların insanlığa ve bütün canlılara temin ettiği faydaları anlatan âyetler;

6. Yiyecek, insan ve her türlü eşya naklini emrimize âmâde kılınan gemiler, denizden çıkarılan gıdalar ve zinet eşyası;

7. İnsanın, kibir ve inat engellerini aşabildiği, gaflet perdesinden sıyrıldığı zamanlarda, başkasına değil, mutlaka Allah’a yönelmesi, O’na yalvarması. Bu, felâketlerin bastırdığı, musibetin geldiği ve insanın nâçar kaldığı andır. O zaman insan yalnız Allah’a yalvarır. Onu sadece Allah kurtarabilir.

İslâm filozofları ve kelâmcılarının Tanrı’nın varlığını ispat mevzusunda kullandıkları delillerin çoğu Kur’an âyetlerinden de destek görmektedir. Âyetlerin bir kısmı içimizdeki ve dışımızdaki varlığa, bir kısmı evrende gözlemleyebileceğimiz ve gözlemleyemeyeceğimiz bir çok hassas oluşuma, bir kısmı da bütün bu oluşumların tesadüfen oluşamayacağını ve Tanrı tarafından bilinçli ve bir amaca yönelik olarak oluşturulduğuna işaret etmektedir. Allah’ın yaratışı ve bu yaratışındaki mükemmellikleri gösteren ayetler, insanları, önce kendi yaratılışlarındaki mükemmelliğe sonrada evrendeki yaratılışların kusursuzluğuna götürmekte bunlar üzerinde düşünülmesi ve bunların nasıl meydana geldiğinin farkına varılması söylenilmektedir. Bu ayetlerin bir kısmını şu şekildedir:

Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, ‘şekil ve sûret’ verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O’nu tesbih etmektedir. O, Azîz, Hakîmdir.[15]

Doğrusu, çiftleri; erkek ve dişiyi, yaratan O’dur. Bir damla sudan (döl yatağına) meni döküldüğü zaman.[16] Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alakı (hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşâ ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne yücedir.[17]

Biz ayetlerimizi hem (evrenin) uçsuz bucaksız ufuklarında (âfâk) hem kendi nefislerinde (enfüs) onlara göstereceğiz; öyle ki, şüphesiz O’nun hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Her şeyin üzerinde Rabbinin şâhid olması yetmez mi? [18]

Şüphesiz, mü’minler için göklerde ve yerde âyetler vardır. Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için âyetler vardır. Gece ile gündüzün ardarda gelişinde (veya aykırılığında), Allah’ın gökten rızık indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgârları (belli bir düzen içinde) yönetmesinde aklını kullanan bir kavim için âyetler vardır.[19]

Kur’ân-ı Kerîm âyetlerinde tarih boyunca başka hiçbir kitapta ve düşünce sisteminde ortaya konulamayacağı ve iddia edilemeyeceği kadar açık bir şekilde evrenin başlangıcı ve oluşumuna dair bir çok işaretler bulunmaktadır. Kur’an’ın indiği dönemin bilimsel ve gözlemsel açıdan ne kadar zayıf olduğu düşünüldüğünde o dönemde bu tür iddialar ile insanların dikkatlerini evrene ve oluşumuna çekiyor olması ve günümüzden yüz sene önce dahi bilinemeyen bir takım gerçekleri bin dörtyüz sene önce söylemiş olması, Kur’an’ın mûcizevîliğinin ve Allah katından geldiğinin en büyük delillerindendir. Bu âyetlerin bir kısmı şu şekildedir:

Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ancak insanların çoğu bilmezler.[20] Göklerde ve yerde nice âyetler vardır ki, üzerinden geçerler de, ona sırtlarını dönüp giderler.[21]

O inkâr edenler görmüyorlar mı ki (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?[22] Göğü ‘büyük bir kudretle’ bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.[23] ‘Özen içinde yollar ve yörüngelerle donatılmış’ göğe andolsun.[24]

Güneşi bir aydınlık, ayı bir nûr kılan ve yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona duraklar tespit eden O’dur. Allah, bunları ancak hak ile yaratmıştır. O, bilen bir topluluk için âyetleri böyle birer birer açıklamaktadır.[25]

İnkâr edenler, dediler ki: ‘Kıyamet-saati bize gelmez.’ De ki: ‘Hayır, gaybı bilen Rabbime andolsun, o muhakkak size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiç bir şey O’ndan uzak (saklı) kalmaz. Bundan daha küçük olanı da, daha büyük olanı da, istisnâsız, mutlaka apaçık bir kitapta (yazılı)dır.[26]

O, biri diğeriyle ‘tam bir uyum’ (mutabakat) içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahmân (olan Allah) ın yaratmasında hiç bir ‘çelişki ve uygunsuzluk’ (tefâvüt) göremezsin. İşte gözü(nü) çevirip-gezdir; herhangi bir çatlaklık (bozukluk ve çarpıklık) görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip-gezdir; o göz (uyumsuzluk bulmaktan) umudunu kesmiş bir halde bitkin olarak sana dönecektir.[27]

Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler. Her şeyi ‘sapasağlam ve yerli yerinde yapan’ Allah’ın sanatı (yapısı) dır (bu). Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdârdır.[28]

Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün ard arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah’ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten âyetler vardır.[29]

Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten âyetler vardır. Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah’ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (ve derler ki:) ‘Rabbimiz, Sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azâbından koru!’[30]

Göklerin ve yerin mülkü O’nundur; çocuk edinmemiştir. O’na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir.[31] Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun âyetlerinden yüz çeviriyorlar.[32]

Kur’an’da bir çok konuda olduğu gibi insanların faydasına yaratılan ve hizmetine sunulmuş şeyler konusunda da çeşitli ayetler bulunmaktadır. İnsanların günlük yaşamlarında kullandıkları ve faydalandıkları canlı ve cansız bir çok araç, gereç, yaşamlarını sürdürebilmeleri için yiyip içtikleri nimetler ve bunların oluşumu ve bir çok insan için sıradan olan hayatın insan yaşamı için ne kadar mükemmel tasarlanmış olduğunu gösteren ayetler, Allah’ın insanlara verdiği nimetleri açık bir biçimde ifade etmektedir. Bu âyetlerin bir kısmı da şu şekildedir:

Gökten yere her işi O evirip düzene koyar…[33] Sizin için gökten su indiren O’dur; içilecek su ondandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de onunla oluşur. Allah, o suyla size ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve her türlü meyveyi bitirir. Elbette bunda, düşünen bir topluluk için deliller vardır. O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O’nun emriyle hizmetinize hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunlarda, aklını kullanabilen bir topluluk için deliller vardır.[34] Ölü toprak kendileri için bir âyettir; biz onu dirilttik, ondan taneler çıkarttık, böylelikle ondan yemektedirler.[35]

Ve rahmetinin önünde rüzgârları müjdeciler olarak gönderen O’dur. Biz, gökten tertemiz su indirdik; Onunla ölü bir beldeyi (toprağı) canlandırmak ve yarattığımız hayvanlardan ve insanlardan birçoğunu onunla sulamak için.[36]

İki deniz bir değildir. Şu, tatlı, susuzluğu keser ve içimi kolay; şu da, tuzlu ve acıdır. Ancak her birinden taze et yersiniz ve takınmakta olduğunuz süs eşyalarını çıkarırsınız. O’nun fazlından aramanız ve umulur ki şükretmeniz için gemilerin onda (denizde) suları yara yara akıp gittiğini görürsün.[37]

Şimdi siz, içmekte olduğunuz suyu gördünüz mü? Onu sizler mi buluttan indiriyorsunuz, yoksa indiren Biz miyiz? Eğer dilemiş olsaydık onu tuzlu kılardık; şükretmeniz gerekmez mi? Şimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü? Onun ağacını sizler mi inşâ ettiniz (yarattınız), yoksa onu inşâ eden Biz miyiz? [38]

De ki: Gördünüz mü söyleyin; Allah, kıyâmet gününe kadar geceyi sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa, Allah’ın dışında size aydınlık verecek ilâh kimdir? Yine de dinlemeyecek misiniz? De ki: Gördünüz mü söyleyin, Allah kıyâmet gününe kadar gündüzü sizin üzerinizde kesintisizce sürdürecek olsa Allah’ın dışında size içinde dinleneceğiniz geceyi getirecek ilah kimdir? Yine de görmeyecek misiniz?[39]

Ve hayvanları yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz.[40] Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır, size karınlarındaki fers (yarı sindirilmiş gıdalar) ile kan arasından, içenlerin boğazından kolaylıkla kayan dupduru bir süt içirmekteyiz.[41]

Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye! Böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifâ vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir âyet vardır. [42]

Kur’ân-ı Kerîm’in “Allah-âlem-insan” ilişkilerini belirtirken idrâkimize sunduğu ‘kozmos’ resmi bir açıdan ilâhî hikmet, rahmet, adâlet ve inâyetin mevcûdiyetini yansıtırken, diğer açıdan insanın ‘kozmos’ içindeki yeri, anlamı ve gâyesini yansıtmakta ve kozmik düzenin bir bakıma insan için düzenlendiğini vurgulamaktadır. Bunun yanı sıra insan gerek kendi varoluş hikmeti, gerekse kozmostaki varlık ve oluşların gâyesi üzerinde tefekküre dâvet edilmekte, böyle bir tefekkür ibadeti sonucunda tevhid ilkesini aklen kavrayacağı kendisine hatırlatılmaktadır.[43]

[1] M. Sait Özervarlı, Kelâm’da Yenilik Arayışları, s. 78.
[2] er-Rûm 30/30
[3] M. Sait Özervarlı, “İsbât-ı Vâcib”, DİA, XXII, 495.
[4] Allah’ın varlığı ve özellikle hudûs delilinin klasik kaynakları için bkz. M. Sait Özervarlı, Kelâm’da Yenilik Arayışları, 38. dipnot s. 78.
[5] İbrahim Agâh Çubukçu, İslâm Felsefesinde Allah’ın Varlığının Delilleri, s. 10.
[6] Beyazîzâde, İmam-ı Azam Ebû Hanîfe’nin İtikadî Görüşleri (çev. İlyas Çelebi), s. 40-41.
[7] B. Topaloğlu, Allah’ın Varlığı, s. 76.
[8] el-Bakara 2/255
[9] İbrahim 14/10
[10] el-Bakara 2/260
[11] el-Maide 5/111-113
[12] el-Hicr 15/14-15
[13] Fethullah Han, Kur’an ve Kâinat Ayetleri (çev. Safiye Gülen-Oya Morçay), s. 191.
[14] Bekir Topaloğlu, Allah’ın Varlığı, s. 23-24.
[15] el-Haşr 59/ 24
[16] en-Necm 53/45-46
[17] el-Mü’minûn 23/14
[18] Fussilet 41/53
[19] el-Câsiye 45/3-5
[20] el-Mü’min 40/57
[21] Yûsuf 12/105
[22] el-Enbiyâ 21/30
[23] ez-Zâriyât 51/47
[24] ez-Zâriyât 51/7
[25] Yûnus 10/5
[26] Sebe 34/3
[27] el-Mülk 67/3-4
[28] en-Neml 27/88
[29] el-Bakara 2/164
[30] Âl-i İmrân 3/190-191
[31] el-Furkân 25/2
[32] el-Enbiyâ 21/32
[33] es-Secde 32/5
[34] en-Nahl 16/10
[35] Yâsîn 36/33
[36] el-Furkân 25/48-49
[37] Fâtır 35/12
[38] el-Vâkıa 56/68-72
[39] el-Kasas 28/71-72
[40] en-Nahl 16/5
[41] en-Nahl 16/66
[42] en-Nahl 16/68-69
[43] İlhan Kutluer, Akıl ve İtikad, s. 175.

24 Yorum »

  1. turgut aktaş Tarafından Yapılan Yorum

    slm. Öncelikle bay TOPALOĞLU na teşekkürler ederim. Bizi bu konuda aydınlatmanızda kullandığınız bu site için de yine sonsuz teşekkürlerimi sonuyorum. B iz insan oğlu elbette yaşımız biraz olgunluğa erdiğinde kendi kendimize bazı sorular sormaya başlıyoruz. Bu ilk başta insan şu soruyla yola çıkar. Bizi bu kadar muhteşem kılan ve evereni bizim istediğimiz şekilde bize sunan nı tanımak (ALLAHHI)

    Nisan 18th, 2007 | #

  2. sezer Tarafından Yapılan Yorum

    slm sizlere tesekkür ediyorum bn okudugum için bu site derslerde işime yarıyor allah sizlerin yüzünü hep güldürsün(AMİN)

    Mayıs 1st, 2007 | #

  3. veysi irdam Tarafından Yapılan Yorum

    S.A. Bu siteyi yapan ve emeği geçen, bizleri cahaletten, kurtarıp müsbet ilmle tanıştıran herkesi tebrik eder, başarılarının devamını Allah .c.c.den niyaz eder, teşekkürlerimi Arz ederim.
    Bir Hadisi şerifte, Rasulullah s.a.v buyuruyorki:ALİM OLUN, OLAMASSANIZ ALİMLERLE OTURUP KALKIN, ONUDA YAPAMASSANIZ, ALİMLERİ SEVİN.
    Allah c.c.Razı olsun.

    Mayıs 1st, 2007 | #

  4. sabri Tarafından Yapılan Yorum

    herkes Bİr gün müslüman olcak. allahü ekber. AEO arkadaşlar

    Mayıs 29th, 2007 | #

  5. şeyhmus baydan Tarafından Yapılan Yorum

    evet bence de allahı tanımaktır size katılıyorum ama bişi var sizler hiç peki onu(ALLAH)’ı tanıdığınız kadar ona yöneldiniz mi peki ben göremedim bunu bence bir tek müzlümanlıkla da olmuyor bu işler allah demekle de olmuyor hastalandığımızda onu anıyoruz muhtaç oluruz ona (allah)’a ama iş icraata gelince de yok elde avuçta bişi

    Temmuz 7th, 2007 | #

  6. kübra Tarafından Yapılan Yorum

    slm ödevlerimi burdan yapıom ve çok işime yarıo çok teşekkür ederim allah razı olsun allaha emenet olun

    Eylül 22nd, 2007 | #

  7. busra Tarafından Yapılan Yorum

    allah razı olsun ii bi site ama ben ayet arıorum onlarla ilgilide bişeyler yayınlarsanız cok makbule gecersiniz allaha emanet olun

    Eylül 24th, 2007 | #

  8. ecitah Tarafından Yapılan Yorum

    allahın varlığına inanmayanları bir dakika bile olsa düşünmeye davet ediyorum.düşünsünler durup durup yine düşünsünler.beklesinler beyinlerini biraz kurcalasınlar ve veeee…acaba delirmezler mi çok merak ediyorum.ilki düşünmekle.tamam diyelim yaratıcı olmadı peki o zaman varlık nasıl meydan geldi .ateistler bile bu zamana kadar hep bir varlığı sorgulamıştır kendi aralarında ama bulamamışlardır hiç bir zaman ki yaratıcı olmadan varlık meydana gelebilir diye…….

    Eylül 24th, 2007 | #

  9. seyma Tarafından Yapılan Yorum

    allah’!ın varlıgını anlata ayetler de yaz sanız cok mem nun olurum

    Ekim 10th, 2007 | #

  10. resul Tarafından Yapılan Yorum

    slm herkese allahın rahmeti üzerinize olsun arkadaşlar bu sınavdan geçmek zorundayız unutmayın aklınızdan hiç çıkarmayınki cenet ve ya cehennem kesinnikle gerçekleşecektir ve bunda şüpe yoktur tıpkı konuşmanız gibi allah hepimizi affetsin

    Ekim 22nd, 2007 | #

  11. Hepimiz Allah'ın kuluyuz Tarafından Yapılan Yorum

    slm ödevlerimi burdan yapıom ve çok işime yarıo çok teşekkür ederim allah razı olsun allaha emenet olun
    çok güzelbir site ayrıca yararlı

    Aralık 4th, 2007 | #

  12. kenan Tarafından Yapılan Yorum

    ALLAH ,şanını yüceltenlerden razı olsun ve bizi nefsimizle başbaşa bırakmasın sevdikleriyle beraber etsin saygılar sevgiler hakkı hakikatiyle bilenlerden eylesin

    Mayıs 17th, 2008 | #

  13. Nur Tarafından Yapılan Yorum

    emeğinize sağlık evrendeki düzeni anllatan ayetler için girmiştm ama çok daha güsel şeler öğrendm hepnze teşkrler :)

    Eylül 16th, 2008 | #

  14. ömer okaz Tarafından Yapılan Yorum

    selamün aleyküm sizden allah razı olsun herşeyi burdan ögreniyorum çok güzel şeyler bunlar çok saulun yani ALAHA emanet olun

    Kasım 10th, 2008 | #

  15. ilahatfakultesi Tarafından Yapılan Yorum

    arkadaslar cok saolun varolun

    Aralık 25th, 2008 | #

  16. alara Tarafından Yapılan Yorum

    çok güzel

    Mart 10th, 2009 | #

  17. HAMİT Tarafından Yapılan Yorum

    gercekten guzel olmus ellerınıze saglık…..

    Mayıs 3rd, 2009 | #

  18. gul Tarafından Yapılan Yorum

    tek kelimeyle muhtesem

    Mayıs 3rd, 2009 | #

  19. bk Tarafından Yapılan Yorum

    Allah Razı olsun aradığım bir konu

    Haziran 11th, 2009 | #

  20. SEVGİ Tarafından Yapılan Yorum

    allah razı olsun bizleri aydınlattınz

    Ekim 10th, 2009 | #

  21. ferman Tarafından Yapılan Yorum

    Allah razı olsun arkdaslar tam aradğım konuydu sğl un

    Aralık 28th, 2009 | #

  22. ÖMER Tarafından Yapılan Yorum

    ALLAH RAZI OLSUN ARKADAŞLAR ARADIĞIM BİR KONUYDU ÇOK SAOLUN VE PERFORMANZ ÖDEVİNDEN 100 ALDIM SİZİN SAYENİZDE ALLAHA EMANET OLUN (BYE)

    Nisan 19th, 2011 | #

  23. gunay Tarafından Yapılan Yorum

    çok güzel

    Mayıs 2nd, 2011 | #

  24. kadir kaan çakır Tarafından Yapılan Yorum

    ÇOK GÜZEL ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ARADIĞIM ŞEYİ BULDUM VE PERFORMANS GÖREVİMİ YAPABİLİCEM

    Aralık 9th, 2011 | #

Yorum yapın