Yazan: Emre Dorman

Halk arasında oldukça yaygın ve o kadar da anlamlı bir söz vardır “Kefenin Cebi Yok”. Evet, çoğumuz bunu bilir ve tekrar ederiz. Peki, kaçımız bunun farkında olarak yaşarız. Yani şöyle bir düşünelim geçici dünya hayatında öleceğini bilmesine rağmen hiç ölmeyecekmiş gibi hayat süren insan, kefenin cebi olmadığını bilmesine rağmen sanki beraberinde uçak dolusu bavul götürecekmiş gibi hırslanmakta doyumsuzca bencillik ve cimriliklere kapılmaktadır. Bir uçakta yolculuk ettiğimizi ve pilot tarafından uçağın her an yere çakılma riskinin olduğunu bu yüzden ağırlık adına ne varsa uçaktan atılması gerektiği anonsunu duyduğumuzu varsayalım. Herhalde işin ciddiyetini kavrayan ve malına en azından kendi hayatından daha fazla kıymet vermeyen herkesin bavullarının toptan aşağıya atılmasına bavullarını bırakın hayatının kurtulması uğruna sahip olduğu tüm malın ve mülkün ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasına razı geleceği kaçınılmaz bir gerçekliktir. Peki, sizce yaşantımızın bu manzaradan ne farkı var. Yani acaba oturduğumuz yerde havada uçarkenkinden daha mı az ölüm ile karşı karşıyayız. 

Evet, genelde bu şekilde bir izlenim olması doğaldır. Ancak yiyip içerken bir anda boğulup nefessiz kalmayacağımızın ya da küçük bir damar tıkanıklığı olayında kalbimizin yetersiz kalmayacağının garantisi nedir. Yani herkesin nefes alabiliyor olması nefes alma olayındaki mükemmelliği ve hassasiyeti azaltacak bir durum mudur? Bir an nefessiz kaldığımızı düşünelim sizce bu durundan kurtulup yine eskisi gibi rahat nefes alıp verebilmek için sahip olduğumuz bavulları aşağıya atmaz mıydık? Sadece uçakta yolculuk sırasında meydana gelen yere çakılma korkusunda ya da denizin üstünde azgın dalgalarla baş başa kaldığımız zaman mı Allah’ı ve şu dünya hayatının geçiciliğini hatırlayacağız.

Pek çoğumuz sayısız cenaze törenine katılmışızdır. Musalla taşını üzerinde duran merhum ya da merhumenin beraberinde kefenden başka bir şey bulunduğunu göreniniz oldu mu? Ölüm anından itibaren ölen kişinin dünya hayatında ardında bıraktığı makam, mevkii, şan ve şöhretinin kendisine herhangi bir faydası var mı? Ya evlerin, arabaların, eşin dostun akrabanın, banka hesapları, altın stokları ya da borsadaki hisse senetlerinin? Evet, bunların ve daha fazlasının da hiçbir değeri yoktur. İnsanın dünya hayatında yaşarken yaptığı kulluk vazifeleri, hayırlar ve ihlâslı davranışlar dışında beraberinde götürdüğü kendisine yarar sağlayacak bir güvencesi yoktur. Doğumunda geldiği gibi gider bu dünya hayatından. Peki, öldükten sonra tekrardan diriltilip, dünya hayatında sahip olduğu nimet ve imkânlardan ihtiyaç sahiplerini nasiplendirmediğinden dolayı hesaba çekilen biri o utanç, korku ve pişmanlıktan dolayı geri dönüp de tüm malını mülkünü hayırlı şeyler uğruna sarf etmeyi arzulamaz mı? Düşünmek lazım -alacağımız bir sonraki nefesimiz garanti olmasa da- henüz zaman varken. İmanımızı kaybetmeden imanımızın, sağlığımızı kaybetmeden sağlığımızın ve ömrümüzü kaybetmeden bize emanet olarak verilen ömrümüzün kıymetini bilelim. Nasıl olsa ileride yaparım gafletine kapılmadan, yaşantımıza ve kendimize çeki düzen vermeye artık kaçınılmaz gerçekleri fark etmeye çabalayalım. Tabi zamanımız varsa.

Categories:

Tags:

14 Responses

  1. Selamlar. Herkes bişeyler için bi sevdalar uğruna ölürüm biterim deyip durur. kim sevgilisine kimi futbol aşkına kimi sevdiği bir sanatçıya. Ya bizi vareden Allah için gerekirse ölecek kimse yok mu? Bu kadar kolay mı ölürüm senin için demek önüne gelen herşeye. Bunu diyenler varya ardarda iki tırnaklarını çektirmeyi bile göze alamazlar. Zaten bir gün ölünecek bari bize hayatı veren Allah için yaşayıp yine Allah için ölelim boş işler için değil… Hadi eyvallah.

  2. bu dünyada geçici oldugumuzun farkında deilmiş gibi yaşıyoruz oysaki gerçek zenginlik gerçek güzellikler eğer hak edersek cennette beklemektedir.ama allah insanlara nefis ve irade vermiştir tıpkı mal mülk gibi onu idare edip kontrol altına alabilioyrmuyuz önemli olan budur önemli olan nefsin fenalıklarından arınıp kulluk vazifelerimizi hatırlamaktırçbir dilenci gördüğümüzde ne de olsa yalancıdır diyip geçmektense …onun açtıgı eli dahi boş çevirmemek bile allahın rızasını kazandırır..

  3. arkadaşlar bu zaman daki insanları bir türlü anlamıyorumm her şeyleri para olmuş maneviyat duygusu neredeyse kalmamış işallah eski günlere döneriz
    ,

  4. zaman aynı zaman ama insanlar degısıyor eskı gunlere donmenın mumkun olmıcagı bır dunyada yasıyoruz zamanı eskıye cevırmektense lehımıze kullanıp hazırlık yapsak daha ıyı olmazmı ALLAH’A emanet olun

  5. Ölüm sana da gelir,ölüm banada gelir,ölüm bizede gelir ölüm ah ölüm….kimileri için ölüm bir kurtuluş kimileri için ise korkutucu gelir…Dünya hayatını sadece mal mülk ,yeme içme olarak görenler toprağın altını görmezlikten gelirler…oysa bir görseler bir gün yatacakları o soğuk toprağı …akıllarında ne mal ne mülk ne de şan şöhret kavgası kalır…Hiç görmezler mi dünya hayatının geçici olduğunu elbet bir gün yer apansız sarsılıp,arşı alanın yerlebir olacağı o günü hatırlamazlarmı ki dünya sevdalısı olup çıkar bu insanoğlu…toprağın altına götüreceğimiz sonra çürüyüp o bile bize kalmayacak olan kefen değilmidir…yalnız kefen yalnız…niye endişe ederiz ki bu dünya hayatının malı mülkü için,götürebileceğimiz bir şey yoktur bunu unutmayın.ben dahil herkes bunları önce kendi nefsine söylemesi ve dinletmesi gerek…ALLAH BU DÜNYA DA DEĞİLDE ÖLDÜKTEN SONRA KÖŞKLERİMİZİN MALIMIZIN MÜLKÜMÜZÜN OLMASINI NASİP ETSİN …ÇÜNKÜ BU DÜNYANIN LİMİTİ ÇOK KISA..

  6. Aslında kefenin cebi yok inanışı yanlış. Kefenin cebi var. Bizim cebimiz dışındaki bütün cepler kefenimizin cebidir aslında. Bu anlanda dünyada en fazla cebi olan kıyafet kefendir. Vazgeçip verebildikçe, ikram edebildikçe kefenimizin ceplerini doldururuz.

  7. gerçekten insan oğlu ne yapacağını bilmıyor ve bu kadar malı mulku obur dunyaya gotureceklerını inanıyorlar ve insan oğlu bukadar şeyın dunyada kalacağını bilmıyorlar biz cahiller kendımıze daima güvenen ve itibarımız olanlardan düşünüyoruz o

  8. ASLINDA KEFENİN CEBİ KADAR YAŞADIGIMIZ DÜNYADA OKADAR KASA YOK GİDERİ OLMAYAN TEK KAZANÇ AHİRET DÜNYADA BİR ÖRNEĞİ VARMIDIR ANLAYANA

  9. ÖLÜM HER AN ENSEMIZDE BUNU UNUTMAYALIM.BENIM İÇİN ÖLÜM RABBIME KAVUŞMAKTIR.ONA KAVUŞACIĞIM GUNU IPLE ÇEKIORUM.UMARIM BENİ.AFFETMİŞTİR.VE HERKESIN ÖLÜMÜ RABBINE KAVUŞMAK OLARAK DÜŞÜNMESINI İSTERIM.VE NASIL O BIZI BU DUNYAYA TERTEMIZ GONDERDIYSE YINE OYLE ALMASI DILEĞİYLE RABBIMIZE DUA EDELIM.İBADETLERIMIZI TAM YAPALIM.CIMRILIK VE AÇ GÖZLU DAVRANMAYALIM.KEFENIN CEBINDE GETIRECEĞİMİZ TEK ŞEY TAM OLAN İMANIMIZ LSUN

  10. Allah razı olsun bu sitedeki yazıları yazanlardan.
    Düşünelim bundan 100 yıl sonraya içimizden kimler kalacak bu dünya üzerinde.belki şu an yeni doğmuş bebeklerden bir kaç tanesi ölüm döşeğinde ,bunamış ,bakıma muhtaç vaziyette..Peki bundan 100 yıl öncesinden kim kaldı ? ve milyarlarca yıllık dünya yüzbinlerce yıllık insanlık tarihinde 100 yıl nedir.?Derya içinde bir zerre..Aslında varlığımız yokluktan öte ne ki?Tek gerçek ölümlü olduğumuz..Allah hepimizi doğru yolda gidenlerden eylesin..

  11. hepinizden ALLAH razı olsun inşallah herkes bunları okurdabiraz kendimize çeki düzen veririz kefenin cebi yok dogru ama kimse ölümü kendine yakıştırmaz.hep yaşayacagız zanneder ama yanılırbütün canlılar ölümü tadacaktırALLAH hepimize hayırlı ölümler nasip etsin

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *