Allah’ın Varlığı ve Hayatın Anlamı
Yazan: Emre Dorman
Evren olarak isimlendirdiğimiz bu müthiş âlemde, -Din Bilim başlığı altında hazırladığımız pek çok yazıdan da görebileceğiniz gibi- saymakla bitmeyecek derecede mükemmel oluşumlara tanıklık etmekteyiz. Gerek kendi varlığımız gerekse evrendeki tüm canlı varlıklar adeta haykırıcasına kendilerini yaratan yüce Allah’ın birer nişanesi gibi varlık alanında boy göstermektedirler.
Tüm bu söylenenler ve bilimsel delil olarak ileri sürülenler bize bu dünyadaki yaşamımızın, evrendeki mükemmel oluşumlar ile kritik ayarlarda düzenlenmiş bir planın sonucu olarak ortaya çıktığını ve son bulacağı güne kadar da söz konusu bu mükemmel sistemin onu var eden tarafından devam ettirileceğini göstermektedir. Ancak tüm bunların ötesinde Allah’ın varlığı inancının anlam kazanmasını; dolayısıyla dünya hayatındaki yaşamımızın da anlam kazanmasını beraberinde getirmektedir. Dünya hayatındaki yaşamımız, varlığımızın amacı, evrendeki fiziksel kanunlar, yeryüzündeki iyiliğin ve kötülüğün varlığı, ölüm sonrası akıbetimiz gibi pek çok konu ancak Allah’ın varlığı ile anlam kazanmakta, yaşam üzerine düşünme ve onu sorgulama açısından da rasyonel ve sağlam bir temel oluşturmaktadır. Allah’ın varlığına duyulan ihtiyaç, üzerine düşündüğümüz ancak çoğu zaman anlamakta güçlük çektiğimiz boşlukların doldurulması için değil, aksine bu boşlukların Allah’tan bağımsız bir şekilde evreni ve varlığı anlamaya ve anlamlandırmaya çalışmaktan kaynaklandığını açık bir biçimde ortaya koymaktadır. Aksi türlü bir durumda ise evren resmi her zaman eksik ve kusurlu kalmaya mahkûmdur.
Şüphesiz tüm bu apaçık bilimsel ve mantıksal delile rağmen söz konusu bu delillerin insanların bir kısmı için hiçbir şey ifade etmeyeceği ve bu kişilerin psikolojik ve felsefi bir takım tutumları sebebiyle Allah’ın varlığını inkâr etmekte ısrar edecekleri bir gerçektir. Ancak bu gibi bir durum için ispat ve deliller açısından yapılabilecek bir şey bulunmamaktadır. Hatta bu durum bazı araştırmacılar açısından öyle boyutlardadır ki örneğin Montreal Üniversitesi psikiyatri bölümü eski öğretim üyesi Prof. Dr. Karl Stern’e (1906-1975) göre bunca bilimsel veriye rağmen zihinsel açıdan sağlıklı birinin evrenin tesadüfen oluştuğunu iddia etmesi mümkün değildir. Karl Stern’e göre: (Devamını Oku)

