gece.jpg

Materyalistlerin en ısrarlı iddialarından biri, evrenin sonsuzdan beri var olduğu ve sonsuza kadar da varolacağı düşüncesidir. Bu sonsuzluk iddiasından hareketle de, evrende amaçsal bir yapının olmadığı ve evrenin tesadüfen oluştuğu gibi bir iddiada bulunmaktadırlar. Bu noktada kendilerine şu sorunun sorulması gerekmektedir : Bu evren nasıl ve nereden ortaya çıkmıştır? Bu sorunun iki cevabı vardır.

Birincisi materyalistlerin savundukları gibi, evren sonsuzdan beri mevcuttur. İkincisi ise teistlerin savundukları üzere, evren belirli bir süre önce yaratılmıştır. Modern bilimsel verilerin ortaya koyduğu gerçekler, evrenin hayranlık verecek şekilde hassas değerler sonucu meydana geldiğini göstermektedir. “Araştırmalar evrenin derinliklerine doğru ilerledikçe ve evrenin daha ilk aşamaları daha fazla bilinir hale gelince, sadece dünyanın etrafındaki güneş sistemi içinde veya Samanyolu galaksisinde değil, evrenin büyük patlama ile başlayan ilk saniyelerinden beri her anında çok hassasça ayarlanmış kritik bir düzenin olduğunun ortaya çıkması, rastlantısallığa dayalı iddiaları, inanılması çok zor bir duruma düşürmüş gibi gözükmektedir. Evrenin hem ezeli değil zaman içinde var olmuş olması, hem de var oluşunun başından beri canlı hayatın oluşumu ve yaşaması ile yakından ilişkili, hatta doğrudan bağlantılı bir çok farklı unsurun ve özelliğin, çok hassas dengeler ve düzenler içinde gelişimini sürdürmekte oluşu, insanın evrende rastgele bir kaynaktan tesadüfen ortaya çıkmış, evrenin kalan kısmından izole olmuş, yalnız ve yabancı bir çingene gibi olduğu iddiasının, ne bilimsellik ve nesnellik ve ne de felsefilik ve rasyonellik adına savunulabilecek fazla kesinlik ve hatta ihtimaliyet değeri taşımadığını göstermektedir.

Evrenin oluşumunun ilk anlarının ortaya konulmaya çalışıldığı İlk Üç Dakika adlı eserin yazarı ünlü fizikçi Steven Weinberg, bu kitabın girişinde şu ifadeleri kullanmaktadır: İlk saniyenin ya da ilk dakikanın, ya da ilk yılın sonunda evrenin neye benzediğini söyleyebilmek müthiş bir şeydir. Bir fizikçi için, işleri sayılara dökebilmek, falanca zamanda evrenin sıcaklığı, yoğunluğu ve kimyasal bileşimi filanca değerlerdeydi diyebilmek keyif vericidir. Doğru, tüm bunlardan kesin olarak emin değiliz; ama artık bu tür şeylerden söz edebilmemiz heyecan vericidir. Evrenin başlangıcı kadar zamanın başlangıcı da üzerinde oldukça düşünülmüş konulardandır. Einstein’ın ortaya koyduğu İzafiyet Teorisi zamanın mutlak olmadığını ve onun hız ve çekim gücü gibi değişkenlerden etkilendiğini gösterdi. Bu teori, uzayı, hareketi ve zamanı birbirine bağladı ve uzayla hareketin olmadığı bir ortamda zamanın da olamayacağını gösterdi. 1970 yılında Stephan Hawking, Roger Penrouse ile birlikte Einstein’ın formüllerinin ortaya koyduğu evrenin zaman içinde bir başlangıcı olduğunu, bir kez daha ispatladılar. Paul Davies, zamanın başlangıcı ile ilgili şöyle söylemektedir: Bu sonucun önemi göz ardı edilmemelidir. Bir çok kişi şöyle bir soru sormaktadır: Büyük Patlama nerede gerçekleşti? Patlama, uzayın bir noktasında oluşmadı. Uzayın kendisi Büyük Patlama ile oluştu. Benzer bir soru üzerine de aynı güçlük gözükmektedir: Büyük Patlama’dan önce ne oluyordu? Cevap, öncesi yoktur şeklindedir. Zamanın kendisi Büyük Patlama ile başladı.Big Bang olayının ilk saniyelerinde neler olup bittiği de bilimsel olarak ispatlanmıştır. Parçacık Fiziği’nde son yıllarda görülen hızlı gelişmeler, sonucunda atom altı parçacıkların nasıl ortaya çıktığı konusunda laboratuvarlarda benzer şartlar düzenlenmesi suretiyle bazı açıklamalar getirmiştir. Buna göre çok yüksek sıcaklık değerleri altında; elektron, proton, nötron ve nötrinoların fotonlarla birlikte nasıl bir reaksiyona girdikleri ve reaksiyon sırasında nasıl davrandıkları görülmüştür. Atomların, daha sonra da moleküllerin ve nihayet moleküllerden de maddenin nasıl yaratıldığı saniye dilimleri arasında aşama aşama anlaşılmıştır. Big Bang’ten önce hiçbir şey yoktu. Madde yoktu, enerji yoktu, uzay yoktu, zaman yoktu, mekân da yoktu. Bu ‘yok’ ifadesini insan zihninin tam olarak kavraması çok zordur. Çünkü ‘yok’ luk, ancak ‘var’ lığa göre tanımlanan bir kavramdır. Yok’luğu tarif edecek bir kelime, onu belirleyecek bir sıfat da yoktur. Yokluğu matematikteki sıfır kavramı ile de tanımlamak imkânsızdır. Sıfır, var olmayan bir kemiyetin (nitelik) adıdır. Yoklukta nitelik ve nicelik de olmadığından sıfır kavramı da kullanılmaz. Bu durumda, Big Bang’ten ‘önceki zamanda’ neler olduğu sorusu, mantık dışıdır. Çünkü zaman da Big Bang ile yaratılmıştır. Maddenin yaratılmaya başladığı ‘an’ zamanın da yaratıldığı ‘an’ dır. Evrenin yaşı 15 milyar yıl ise, 30 milyar yıl önce ne vardı? sorusu hiç anlamı olmayan bir soruşturmadır. Çünkü, 30 milyar yıl önce ‘zaman’ yoktu ki, ‘ne vardı’ sorusuna bir cevap arayalım. David Darling, Derin Zaman (Deep Time) isimli eserinin başlangıç bölümünde âdetâ bir şiir gibi, şu satırlara yer vermektedir: Zaman yoktu, uzay yoktu.. Madde ve enerji de yoktu.. Hiçbir şey yoktu.. En küçük bir nokta, boşluk bile yoktu. Bu yokluktan küçücük, olağan üstü bir kıpırtı belirdi.. Ufacık bir titreme.. Hafif bir dalgalanma, belli belirsiz bir girdap.. Bu kozmik kutunun kapağı açıldı ve altından yaratılış mucizesinin filizleri belirdi

Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Ancak insanların çoğu bilmezler. Mü’min Suresi Ayet 57

Kaynak: http://www.allahinvarligi.com

Categories:

Tags:

8 Responses

  1. çok güzel bir yazı yazandan allah razı olsun teşekkürler…allahtan ve evrenden ne isterseniz isteyin o güzel nimetler daima sizin ruhunuzun güzeliğine gör gelir…

  2. allah……. o ulaşılabileceklerin en yücesi ve en yakını…enbüyüğü ve en merhametlisi..
    azabınla değil merhametinle yaklaş bizlere….
    hayattayken sana secde edebilmenin ne kadar kıymetli olduğunun idrakine vardır bizleri..
    şüphesiz sen alemleri yaratansın…
    secdeye tek layık olansın…kainattaki her şey lisanı ile seni anlatıyor…allah cc…..huu

  3. Sizin gibi insanların oluşu bizlere ümit veriyor Sizki bu tür konularda bilinmeyeni ya da az bilineni ortaya koymakla insanlık adına Allah ın bize öğrendiklerimizi öğretmeye Farz kıldığını tekrar kavratıp Bunu çok güzel uyguluyorsunuz Allah yar ve yardımcınız olsun Peygamber (s.a.v) Hazretlrinin duası üzerinize olsun.Benide dualarınızdan eksik etmezsiniz.İnşallah. Dinimiz herzaman bizlerle olsun…

  4. vavvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvv süpermiş yaa
    bende böyle bi şe arıyodum yani havalı cnm bende hava atmayı çok severim heleki boğaz manzaralı evimizden dışarı bakarken kim ne derse desin cnm ben havalı ve şımarıgm tmm cnm byy hepinizi çok seviyorum byyyyyyyy

  5. şüphesiz ALLAH yaptığını sağlam yapan ve yaptığında bir hikmet bulunandır..

  6. evren asla yanlıslıkla olusmamıs hersey Allah(ccv)tarafından yapılmıstır elbette herseyin bir sonu var tıpkı bir insan ölümü gibi fakat allahtan baska hiç bir sey sonsuza kadar war olamas ben daha 13 yasındayım ve bunların hepsini akılla yazıyorm eğer mantık akılın yana gelırse mantık akılsız hiç bir işe yaramaz

  7. Allah yazandan razı olsun.Çok güzel bir yazı.işime yarayacak.
    sağol kardeş.

  8. çok güzel bir site tamda istediğim bir yazıyı buldum ve öğretmen bana 100 verdi!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *