Yazan: Emre Dorman

Gerek evrende deliller gerekse insanın sahip olduğu hisleri sonucunda ve Yaratıcı gücü inkâr etmenin zorluğu karşısında insanlar tarih boyunca şirk yoluyla Tanrı’nın otoritesini paylaşma eğilimi göstermişlerdir. Bu noktada Kur’an-ı Kerîm’de Allah’ın varlığını ispat eden ayetlerden daha fazla, Allah’ın birliğine ve eşsiz bir varlık oluşuna, ortağı olmasının söz konusu olamayacağına ve tek Yaratıcı oluşuna vurgular yapılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’ın varlığının açık olduğunu belirtmek için Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın varlığında şüphe mi var? (İbrahim 14/10) diye buyurmakta; bununla birlikte Hz. İbrâhim’in (el-Bakara 2/260) ve Hz. İsâ’nın havarilerinin kalplerinin tatmin olması için Allah’tan delil istemeleri (el-Maide 5/111-113), insanların imanlarını sağlam temellere oturtmak için delillere duydukları ihtiyaç ifade edilmektedir. Bir taraftan bakılınca Allah’ın varlığı ispata gerek duyulmayacak kadar açık bir husustur. Başka bir açıdan bakılınca ise O’nun varlığını iyice kavramak için yarattığı şeyleri ve kâinatta oluşturmuş olduğu mükemmel düzeni dikkatli bir şekilde incelemek gerekmektedir.

Ancak bu noktada belirtilmesi gereken bir husus daha vardır. Kur’ân-ı Kerîm’de çeşitli âyetlerde değişik biçimde tekrarlanan şekliyle insanların bir kısmının ne kadar mucize ve delil görürse görsün yine de inkârlarında inat ve ısrar edecekleri ve gördükleri şeyleri önemsemeyecekleri vurgulanmıştır. Bu tutum ve davranışı her dönemde görmek mümkündür. Günümüzde de modern bilimsel verilerin ışığında ortaya çıkan ve teistlerin kutsal kitaplardan hareketle her zaman savundukları bir takım gerçekleri destekleyen deliller karşısında bir çok bilim adamı, düşünür ya da sıradan insan sessiz kalmakta, bazen de bu delilleri detaylıca inceleme ihtiyacı bile hissetmeden psikolojik ve felsefi bir takım tutum ve anlayışlarından dolayı bu delilleri toptan reddetmektedirler.

Categories:

Tags:

One response

  1. Allahu tealanın var olduğunun delili yalnızca allahu tealanın muhafaza etttiği onun dili olan kuranı kerimdir…kuranı açıklamasıyla okuyupta hayatını onunla idame ettirene ne mutlu…her ayeti kerimesini yaşam biçimi haline getirene ne mutlu…her konuştuğu cümlenin ardından söylediği söz ayet-i kerime olana ne mutlu…Allah c.c yaşantımızı kuran-ı kerimle birleştiren kullarından eylesin inşallah!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *