Yazan: Emre Dorman

İnsan genellikle sahip olduğu herhangi bir nimet ya da özellikten yoksun kaldığı zaman bu nimet ve özelliğin kıymetini anlayıp kavrar. Sahip olduğu zamanlarda bunların şükrünü gereğince yerine getiremez, bunlardan yoksun olanları çoğu zaman düşünemez. İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı, Kur’an-ı Kerim ayetlerinin indirilmeye başlandığı ve belirlenen vakitler içinde oruç ibadeti ile mükellef kılındığımız mübarek bir aydır. Bu ayda insanların dini ve manevi duyguları kabarıp taşar. Yapılan ibadetler neticesinde kendileri için bir takım faydalara şahit olurlar. Yine bu ayda belki başka hiçbir ayda olmadığı kadar açlık ve susuzluk imtihanı ile fakirlerin haline şahit olunur. Oruç vesilesi ile kendini, helal olan bir takım nimetlerden uzak tutan insan hem sahip olduğu nimetlerin kıymetini anlar hem de bu nimetlerden yoksun olan insanların halini. Bu sebeple Ramazan ayını oruçla ve ibadetlerle geçirmek, nefsi doyumsuz olan insan için çok iyi bir fırsattır.

Sahip olduğumuz nimetler ancak ihtiyaç sahipleri ile paylaştığımızda bu nimetlerin hakkını vermiş oluruz. Aksi takdirde tüm nimet ve imkânlarımız ahirette ayağımıza dolanan ağırlıklar olacaktır. Şayet fakir ve ihtiyaç sahibi biri olsaydık insanların bize yardım eli uzatmalarını bekler yapılan en ufak bir iyilik karşısında sevinç ve mutluluk duyardır. İşte şimdi ihtiyaç sahiplerinden size bir mesaj var. Sahur ve iftar sofralarına bir parça ekmek biraz peynir bir kâse çorba olmak elimizde. Yediğimiz ve sahip olduğumuz her nimette ihtiyaç sahiplerinin de hakkı olduğunu unutmayalım. Tutulan orucu, amacından saptırırcasına hiç eksiksiz donatılan sofralar ve arta kalan onca yemeğin hesabını vermek kolay olmasa gerek. İftar çadırlarında 4 TL maliyetle karınları doyurulan insanlarda, 10 kişinin yiyeceği yemeği 1 kişinin yediği kişi başı 40-50 TL lik sofralardaki insanlar gibi etten kemikten insan. Sadaka ve zekât yoluyla ihtiyaç sahibi insanları koruyup gözetmek üzerimize yazılmış bir farzdır. Bu yüzden bir an önce gerçekten ihtiyaç içinde olan insanları bulup onlara imkânlar doğrultusunda yardım eli uzatmamız gerekmektedir. Tanıdık tanımadık herkesi de bu konuda bilgilendirip, teşvik etmeliyiz. Zira bu, ihmal edilecek bir konu değildir. Bir düşünelim ihmal edilmeyi istermiydik acaba?

Kıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız/adaleti terazilere koyacağız. Hiç kimseye zere kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar bir şey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz! 21 Enbiya Suresi Ayet 47

“Oğulcuğum, şu bir gerçek ki, yaptığın, bir hardal danesi ağırlığında olsa, bir kayanın bağrına veya göklere yahut yerin bağrına konsa, Allah onu yine de ortaya getirir. Çünkü Allah Latif’tir, lütfu sınırsızdır; Habîr’dir, herşeyten haberdardır.” 31 Lokman Suresi Ayet 16

Onların mallarında dilenip-isteyen (ve iffetinden dolayı istemeyip de) yoksul olan için de bir hak vardır. 51 Zariyat Suresi Ayet 19.

Akrabaya hakkını ver yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma. 17 İsra Suresi Ayet 26.

İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılan insanlarsınız. Ama bir kısmınız cimrilik ediyor. Oysaki cimrilik eden kendi aleyhine cimrileşmiş olur. Allah Gani’dir; yoksul olan sizlersiniz. Eğer yüz çevirirseniz, Allah yerinize başka bir toplum getirir. Ve onlar, sizin benzerleriniz olmazlar. 47 Muhammed Suresi Ayet 38

Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz. Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz. Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz. Malı, devşirip depolatacak bir sevgiyle seviyorsunuz. 89 Fecr Suresi Ayet 17-20.

Kitabı sol taraftan verilene gelince o şöyle der: “Ah, ne olurdu, bana kitabım verilmeseydi! Hesabımın ne olduğunu hiç bilmemiş olsaydım. Ah, ne olurdu, iş bitmiş olsaydı! Hiçbir işime yaramadı malım. Sökülüp gitti benden saltanatım. Tutun onu, derhal bağlayın onu! Sonra cehenneme sallayın onu! Sonra, boyu yetmiş arşın olan bir zincirde yollayın onu! Çünkü o, yüce Allah’a inanmıyordu. Yoksulu doyurmaya özendirmiyordu. Bugün onun için burada bir sıcak dost yoktur. Yıkananların atık sularından başka yemek de yoktur. Ki o atık suyu sadece günahkârlar yer.” 69 Hakka Suresi Ayet 25-37.

Categories:

Tags:

66 Responses

  1. rabbim bütün islam alemini korusun bilhassa filistinli kardeşlermizi israil zulmünden korusun

  2. ŞÜPHESİZ ALLAH BİZ KULLARINA O KADAR GÜZELLİKLER VERMİŞTİRKİ MALESEF BİZ İNSAN OĞLU DEĞERİNİ BİLMEYİP ONA KARŞI DAHİ KULLUĞUMUZU TAM YAPAMAMAKTAYIZ. ŞÜPHESİZ ALLAHIN LÜTUFKARLIĞI APACIK ORTADADIR AMA NEDENSE BUNLARI GÖRMEZDEN GELEN BİZ İNSAN OĞLU BÜYÜK BİR DALALED VE GAFLET İÇİNDEYİZDİR. ALLAHIN LÜTUFKARLIĞI NEKADAR HOŞ İSE KAHRIDA HOŞDUR .. ACABA HİÇ SORDUNUZMU KENDİNİZE ALLAHIN HUZURUNDA NASIL BULUNURUM DİYE ?TABİİKİ ACİZ BİR KUL OLARAK GÖRÜRSÜNÜZ.UNUTMAYINIZKİ HER İNSAN ALLAHIN HUZURUNDA BİR KÖPEK LEŞİNDEN DAHİ ACİZDİR…CENNET HOŞDUR CEHENNEMDE HOŞ DEEĞİLDİR. İŞTE SORUNUZ KIYAMET GÜNÜNDE YAPACAGINIZ /YADA YAPMAKLA MESULİYETİNİZ NEDİR? ALLAH KİMSEDEN RAHMETİNİ ESİRGEMESİN…UNUTMAYIN SİZDEN ÖNCEKİ KAVİMLERDE HELAK OLDU SİZDE HELAK OLACAKSINIZ.. AZ BİR ZAMANINIZ KALDI İNSAN OĞLU …ALLAH (AZZE VE CELLE) MÜSLÜMANLARA RAHMETİNİ VE ŞEFAATİNİ NASİP ETSİN……

  3. unutmayın bol bol tövbe ediniz allahın biz kullarına tövbe kapıları sonuna kadar acıktır

  4. akıllı insan dünya malından,ahiretine yatırım yapandır…….

  5. zekat ve sadaka konusunda allahdan tek isteğim gerçekten ihtiyacı olanlara yardım edebilmek.

  6. siteniz mükemmel,eğitici,öğretici.yol gösterici bir site.
    insanların doğruyu görmeleri, bu dünyadaki varlıklarını sorgulayıp,ona göre de ahiretteki
    yaşantısına yönelik yatırım yapmaları gerektiğini iş işten geçmeden anlamalarını
    allahım nasip etsin hepimize .
    İlim,Bilim,ve yüce allahın varlığını harmanlayıp ,inançlarımızı en üst düzeye getirip,bizleri de mutlu kullarından eyle rabbim.

  7. sizlerden allah razı olsun din kardeşlerim sözleriniz çok ğüzel allaha emanet olun

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *