nedensite.jpg 

Yazan: Emre Dorman

Hz. Adem’den itibaren gönderilen dinlerin insani kabul ve inançlar ile karışmalarından dolayı tarih boyunca inançsızlık ya da yanlış inanç üzerinde olma hali var ola gelmiştir. Son dinimizin kaynağı Kur’an-ı Kerim’in insan müdahalesinden korunması ve kıyamete kadar din adına geçerli olacak tek kaynak olması sayesinde Tevhid yani Allah’ın birliği üzerine kurulan din anlayışı sapasağlam bir temele oturtulmuştur. Ancak günümüzde de eski dönemlerde olduğu gibi Allah’ın varlığına birliğine ve her an her şeye olan hâkimiyetine inanmayan ya da yanlış Allah inancına sahip kişiler bulunmaktadır. Eski dönemlerde genellikle Allah’a mahsus olan özellikler başka varlıklara da yüklenmek suretiyle şirk yoluna gidilirken son yüzyıllarda bu daha çok doğrudan Allah’ın varlığını inkâra (ateizm) dönmüştür. Oysaki özellikle son yüzyılda bilimsel alanda katedilen gelişmeler doğrultusunda ateist olabilmek için ne kadar az sebebin olduğu ciddi bir biçimde ortaya konulmaktadır. Evren ve içinde yaşan canlılar olarak bizler mükemmel bir tasarımın ürünleriyiz. En küçüğünden en büyüğüne kadar tüm oluşumlar tesadüflere meydan bırakmayacak şekilde düzenlenmiştir.

Genellikle ateistler kendi inançsızlıklarına dayanak olarak modern bilimi gösterir ve modern bilimi propaganda aracı yaparlar. Esasen işin aslı zannedildiğinden farklıdır. Yani hiçbir bilim adamı ya da bilimsel veri bu güne kadar bir yaratıcının olmadığını ya da olamayacağını ispatlayabilecek deliller sunamamıştır. Bu gerçeği kabul etmek istemeyen kişi ve çevreler felsefi tutum ve kabullerinden dolayı bu gerçeği saptırmakta ve kendi inançlarına dayanak olarak gördükleri bilimin Allah’ı yok saydığını savunmaktadırlar. Bilimsel veriler ne Allah vardır ne de yoktur der. Esasen bu, mevcut verilerden hareketle aklı başında bir kişinin varabileceği bir sonuçtur. Yani inanan kişiler -ateistlerin kendi inanç ve kabullerinden hareketle Allah yoktur sonucuna ulaşmalarının bir benzeri olarak- Allah vardır inancından hareketle bilimsel verileri yorumlayıp işte Allah vardır demez. Bizzat bilimsel veriler bizi bu sonuca yani tüm varlığın bir yaratıcısının olması gerektiği sonucuna götürür. Bu sonuçtan hareketle de günümüzde daha az ateistin olduğuna değil ateist olmak için çok daha az sebebin olduğuna tanıklık ederiz.

Bir kimse şayet kendini şartlamışsa ne kadar olağan üstü olay ve oluşum görürse görsün yine de bir yaratıcı olduğu inancını reddedebilir. Bu ayrı bir psikolojik durumdur. Ancak Allah’ın yok olduğunu delillendirme yoluna girerse işte o noktada felsefi kabulleri dışında kendisine herhangi bir dayanak bulamaz.

Gerek evrenin gerekse canlılığın oluşumundaki sayısız uyum ve mükemmellikler bizlere açık bir şekilde neden bir yaratıcının varlığına inanmamız gerektiğini ispatlar. Evrenin ezeli olmadığı ve sonsuza kadar da var olamayacağı gerçeğinin bilimsel olarak da açığa çıkmasıyla maddeye ezelilik ve ebedilik yükleyen materyalist felsefe çökmüş ancak yıkıntısının etrafa dağılan parçaları günümüze kadar devam etmiştir. Oysa temelinden yıkılan bir binanın değeri sadece kalıntılarının dozer ve kepçe yardımıyla alınıp hayatın dışına atılmasından ibarettir.

Peki, bunca delil olduğuna inanmamıza rağmen tüm bu delilleri inkâr eden insanlar nasıl bir psikoloji içindeler. Tabi bu neredeyse inançsız kişi sayısınca farklı sebeplere dayanabilecek bir durumdur. Ancak genel itibariyle bakıldığında bu insanların gerçeği aramaktan ziyade gerçekten kaçmak ve beklide bir manada gerçeğe kulak tıkamak gibi bir halleri bulunmaktadır. Şayet bir yaratıcıya inanırsa o yaratıcının emrettiği şekilde yaşaması gerektiği gerçeğinin farkına varan ve kendi özgürlüğü üzerinde kimseyi otorite kabul etmeme cüretini gösteren pek çok inançsız insan vardır. Yani yokken var olan ve ölüp toprak olacak olan, üstelik kendi kendisini var ettiğini iddia dahi edemeyen insanların takınmış oldukları tavır ve göstermiş oldukları cesaret olsa olsa bilgisizlik cesaretinden ibarettir. Ateist kişilerin ateistlikleri zannedildiği gibi derin araştırmalar sonucunda varılmış bir kabul değildir. Çoğu ateistin aileden ya da çevresinden kaynaklanan bir hikâyesi vardır. Sevgilisinden ayrıldığı, bir yakınını kaybettiği ya da geçmişte bir din adamından kötü muamele gördüğü için bile insanların ateist oldukları göz önünde bulundurulduğunda sebeplerin çok da kayda değer olmadığı anlaşılacaktır. Allah’ın vermiş olduğu sayısız imkânın şükrünü yerine getirmeyen insan sahip olduğu bir şeyi kaybettiğinde ya da istediği bir şey gerçekleşmediğinde hemen nankörlük yaparak inançsız olabilmektedir. Allah’ın verdiği kalp ve beyin ile Allah’ı inkâr dil ile de bu inkârını tasdik etmektedir. Bir sperm damlasıyken kendini insan kılan ve çok çeşitli nimetlerle donatan Allah’a karşı bu kinin ve inkârın sebebi tamamen psikolojiktir.

Bu gibi kişiler dindar bir insan görmekten ya da ölüm ve benzeri gerçekleri duymaktan son derece rahatsız olurlar. Derhal konuyu kapattırır ya da din aleyhine savunmaya geçerler. Etraflarında kendileri gibi inançsız insanlar olmasını arzu ettiklerinden adeta Allah’a ve dine savaş ilan ederek din konusunda yetersiz bilgiye sahip insanları kendi taraflarına çekmek ve bu sayede inançlarını meşrulaştırma kendilerini ise tatmin etme yoluna giderler. Daima kötü örneklerden hareketle inanmayan insanların inanan insanlara nazaran daha dürüst daha doğru daha erdemli ve daha entelektüel olduğu zannına kapılırlar. İstisnaları muhakkak olmakla birlikte genellikle büyük çoğunluğu inançlı insanları eleştirir ve inançlı olan tek bir kimseye bile saygı duymamasına hatta tahammül edememesine rağmen kendisine ve inançlarına saygı gösterilmesini beklerler. İnançlı insanları cahil, yaptıklarını ise alay konusu edinirler.

Özellikle günümüzde Allah’ın yeterince tanınıp bilinmiyor olması ve yanlış dini bilgilere sahip olunması yüzünden arayış içinde olan gençleri etkilemek ve inançsızlığı maharetmiş gibi göstermek uğruna çeşitli faaliyetler gösteren çevreler ve internette yayın yapan siteler Allah’a ve Kur’an’a iftiralarla doludur. Bu gibi çevrelere verilecek en güzel cevap Müslümanların bilinçlenmesi ve doğru bilgilerle kendilerini yetiştirerek örnek olması olacaktır. Ateist olan insanlara karşı güzel sözle öğüt vermek ve belki gerçekleri görebilirler umuduyla imkânlar ölçüsünde bilgilendirmek yerinde bir davranış olacaktır. Ancak unutulmaması gereken bir gerçeği göz ardı etmemek gerekir. Hidayeti dilediği takdirde verecek olan Allah’tır. Kula düşen diğer ibadetlerde olduğu gibi ihlâslı bir şekilde örnek bir Müslüman olarak dinin yaşanması ve anlatılmasıdır. Bu yapılırken Allah’ın işini Allah’a kulun işini kula bırakmak ve dine karşı saygısızlık etmediği müddetçe kimseyi inançlarından dolayı yargılamamak gerekir. Kişiler kendi iradeleri ile inanıp inanmamakta serbesttir. Kendisine emanet olarak verilen hayatını nasıl kullandığının hesabını sadece Allah’a verecektir. Bu bilinçle hareket etmek daha doğru ve yerinde bir davranış olacaktır.Tüm bunların sonucunda insan kendini şu soruyu sormaktan alıkoyamamaktadır. İnsanlar nasıl olurda bunca gerçeği görmezlikten gelir ve hayatları üzerine kumar oynayarak adeta kendi elleriyle kendilerini asarlar? Neden?

Categories:

Tags:

25 Responses

  1. siz inanmayanlar her gün güneşin doğuşunu ve batışını görüpte…minicik bir tohumdan olan sebzeler ve meyvelerle beslenirken …deil bin yıl bin asır bile uğraşsak sinegin kanadını bile yapamıycaklarının farkında olan siz insanlar..bir su damlasından oldugunuzu unutup da koskoca yerleri ve gökleri yaradan allahı nasıl görmezden gelirsiniz bu gaflet uykusundan uyanın hak yolunu görün gözlerinizdeki perdeleri kaldırın her şeyi biliyorsunuz madem peki iş ölüm sonrasına gelince neden bi fikriniz yok akıllı olan sizler her şeye bir neden bulan sizler balıkları ayaklandırıp karaya çıkaran darvin sen napıyorsun acaba topragın altında ışık hızını geçmeye çalışıcagınıza biraz oturup allahın varlıgını anlamaya kafa yorun esas huzuru o zaman bulucaksınız

  2. her canlı yaratılış amacını sorgulamalı. insan zekası bazı bilinmezlere küçük araştırma pencereleri açarak hem ruh olgunluğuna ulaşır hem de yaşamını daha değerli kılar. o nedenle okumaktan, yenilenmekten, ğelişimden ve en önemlisi tartışmaktan korkmayalım. Hayat, insana bahşedilmiş en büyük hazine. Kıymet bilelim.

  3. olması gerektiği gibi düşünmeyenler aldandılar.insanın yanlıs yola sapmasının tek sebebi bu olabilir.olması gerektiği gibi düsünmemek.çünkü insanoğlu cok belli bir fıtrat üzerine yaratılmıştır.inanç.bu kavramı benimsemeden yaşayamaz insan.yaşasa bile ne şekilde olacağı barizdir.insan kendisine verilen akıl ve iman gibi hazineleri doğru kullanmadıkça ALLAH ın hidayetine nail olamaz.

  4. iki parmağının ucunu gözüne koy.Bir şey görebiliyor musun dünyadan?Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir..(hz.mevlana)

  5. Engele takılmamak için atlamak gerekir. Göremediğiniz bir engeli atlayabilmek için ise iman gerekir.İmtahan ancak ibadet ve emirlere uymakla verilmelidir. Hala göremediği bu faniliğin sınavını hala inkar edenleri yalanlayanları Allah’ım sen bizden uzak tut.Hiç mi görmüyorlar matemetik ile sayılamayacak delilleri…Ve hiç mi korkmuyorlar kurulan düzende yerine getirmedikleri görevlerinden. Yada nasıl akıllarına gelmiyor şu kainatta neden sadece insanların düşünme yeteneğine sahip olduğu…Tüm kardeşlerime saygılarımla…Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in Şefaati ve Rab’ımızın Rızası üzerimize olsun bizleri şirkten korusun İnşallah…Amin

  6. Bakıyorumda burada insanların çoğu ateistleri eleştiriyor.Ben derimki inanan insanlar önce kendilerini bir masaya koysunlar .Sorulduğu zaman ben Allah tan korkarım der ama yaşam şekline baktığınız zaman ne Allahın farzlarını yerine getirir ne de peygamberimiz s.a.v ın sünnetlerine uyar.bence bunların hepsi yalancıdır
    .ben Allaha inarım allahtan korkarım derler bence bu zihniyetteki insanların çoğu kendini kandırır.Ateistleri bir kenara koyup önce kendi halimize bir bakalım derim ben.İnanın çoğumuz yalancılarız ve sadece kendimizi kandırıyoruz.Allah c.c hepimize sarsılmaz bir iman nasip etsin inşallah ve yalancılar olmaktanda bizi kurtarsın .Amin

  7. Bence ateistlerin ve inançları tam yerleşmemiş insanların kaçırdığı tek şey BOYUT kavramı
    Yani yaşadığımız uzayın üç boyutlu olması dolayısıyla herşeyi bu boyutlarda düşünüyoruz ve resmen kördövüşü. Oysa 3 boyuttan çok daha fazla boyutun varlığı tüm bilim adamlarınca kabul görmüş kesin bişeydir. Bu arada zaman kavramı da tamamen değişiyor zamandan ve boyuttan bağımsız bir yaratıcının varlığı o zaman anlaşılır. ki o ALLAH tır

  8. Ateistler zaten, din yerine hurafeleri öğrenen, din ve bilim hakkında pek bir şey bilmemzler.Nefisleri yüzünden inanmak istemezler.Bazı kavramyarı anlamak istemezler.Allah’ın varlığını bilseler bile çıkarları ve itibarlarına zarar geleceği düşüncesiyle gerçeğe dönemezler.

    Ama Anthony Flew gibiler kanıtları görünce direnmiyorlar, Allah var diyebiliyorlar.Önemli olan gerçekleri görünce direnmemek, kabullenebilmek zaten.

  9. islam dininde zorlama yoktur arkadaşlar herkes istediğine inanmakta özgürdür …. insandan can cıkar huy cıkmaz ne sizin nede benim yorumum boş onlar böyle gelmiş böyle giderler ….. allah tahsilatlarını afeylesin akıl fikir ihsan eylesin bizim onlar icin yapabileceğimiz en buyuk hayır dua etmektir….

  10. ateist diye geciniyorsunuz ama en kücük bir korku yasadiginizda agziniza aldiginiz ilk kelime ALLAH. Demekki ALLAH”in varligini korkutugunuz anlarda kabulleniyorsunuz buda ateistligin ikiyüzlülügünü ortaya koyuyor. Bence inanmayanlarin vay haline.

  11. Yazıda da söylendiği gibi bazıları gerçeklere tüm duyumlarını kapamış durumda.Belki onları yollarından geri çeviremeyiz ama onları görerek nasıl yaşamamız gerektiği konusunda bilgi sahibi olabiliriz. Çevremde ateist birçok insan var.Ama inanın iç huzurundan yoksun kendilerini bir boşluğun kucağına teslim etmiş insanlar.Tek dileğim birgün mutlaka kendilerini bulmaları….

  12. yani sizi anlayamıyorum yüce ALLAH ın nimetlerini nasıl yoktan sayıyorsunuz. siz neden var oldunuz ozaman sizi kim yarattı size ahiret diye bişey var denilince neden sesiniz çıkmıyo aslında varlığını biliyorsunuz ve farkındasınınız ama işinize gelmiyo inanmayarak çooook günah işliyosunuz bu yaptığınız herkezin mantığın aykırı

  13. kişinin cahilliği cahilliğine alim olması ancak hiçbirsey sorgulamadan kabullenmesiyle veya inkarcılığıyla olur bulan sorgulamadan aille geleneği olarak kabullenmişse zaten bulmamış bulamayan bulmak için değilde başka amaç için bulmaya çalışıyor gibi yapıyorsa bu da onun kendi basitliği…

  14. Allah razı olsun çok güzel bi site bunların işine, çıkarlarına ters düştüğü için inkar ediyolar allah bizi imansızlık felaketinden korusun

  15. ALLH ın nimetlerini yoktan sayamassınız bizi ve herşeyi yaratan ALLAH tır

  16. Dosdoğru giden yola ilet bizi…
    Kendilerine nimet verdiklerinin, üzerlerine gazap dökülmemişlerin, karanlığa/şaşkınlığa saplanmamışların yoluna…

  17. Rabbim ateistlerede hidayet et, onlarıda sana inanan ve hakkıyla şükreden kullarından yap, bizide hidayet yolundan ayırma.

  18. gerçekten büütn bu yorumlarınızın hepsi doğru ben çok inançlı biiryim ve kızımıda buna alıştırıyorum ve herkez inşallah anlar allahın yüce ve tek olduğunu …..

  19. Bilim farkında olmadan zamanla yaptığı ve bulduğu har yeni buluşla Allah’ınmucizelerini ortaya çıkaracak .Ateistler -e ne büyük bir saçmalığın ve gafletin içinde olduklarını gösterecek

  20. Allahım ümmeti Muhammedin hepsini merhametinle muamele eyle…İnanmayanlar ne büyük yanlıştadırlar onlar nasıl inkarcı olabiliyorlar.Allah’ın büyüklüğünden hiç mi korkmazlar.Sonsuz yaşamda ne büyük acılar çekeceklerinin farkında değiller mi,cehennem ateşinde yanacaklardır sonsuza kadar Allah bütün inananların günahlarını affetsin..LA İLAHE İLLALLAH.

  21. zaten akıllı olan allahın ne kadar büyük olduğunu görür arkadaşlar bu kadar mucize boşuna mı allah küçücük bir canlıya hayat vermiş bunları görmeyenler zaten insanlıktan çıkmışlardır.

  22. Şüphesiz ALLAH birdir, tek dir. Büyüklüğü tartışılmaz en azından akıl sahipleri tarafından. öncelikle bu sitede emeği geçenlere ve tüm yorum yazn arkadaşlara selamlar olsun. ALLAH’IN affı ve mağfireti boldur. tövbe kapısı kapanmadan lütfen herkez layığıyla kulluk yapmaya calışsın. bile bile insan kendine zulüm etmemeli

  23. yapılan araştırmalarda tek bir aminoasidin bile kendiliğinden oluşamayacağı cansız ortamdan canlı türeyemeyeceği ve bu çeşitliliğe varamayacağını ortaya koymaktadır,
    abd nin saygın üniversitelerinden olan yela üniversitesinin yeni doğan çocuklar üstünde yaptığı araştırma sonucuna göre her insan arayış içinde doğmaktadır yani bir şeye inanmak için programlanmış,o yüzden Allahın varlığını reddeden nefsine uymuş olmaktadır,
    ayrıca bir çok bilimsel çalışma zaten devam ediyor ve hayret uyanmdıracak şeyler ortaya çıkıyor
    meşhur bir birilim adamının tespiti bu
    birileri bu gezegene geliyor olacağımızı bilmiş olmalı diyor….
    evet bir düzen var yeraltından üstüne kadar çalışma alanlarımız aklımızın bir araya getireceği şekilde
    yakıtı petrolü madeni vs. herşey zaten şimdi ytaptığımız buluşları araba uçak ev vs. oluştumak için zaten gezegende mevcut yani bunları görememek körlüktür

  24. bu yazıyı yazanada teşekkürler.umarım okuyanlar da(ateistler) iyi bir ders çıkartmıştır. “ALLAH(c.c) doğru yoldan ayırmasın.” sağlıcakla kalın….

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *