allah.jpg

Yazan: Onk. Dr. Haluk Nurbaki

Akılcı ilmin zerresinden nasibi olan herkes bu konuda en ufak bir tereddüt yaşayamaz. Ne var ki; kavranması imkansız ilahi ilim ve kudret zihinlerde belli bir sınırda Allah inancı yaratmaz. Daha doğrusu her insanın düşünce ve idrak dünyasında yeteneği ve kapasitesi oranında bir Allah inancı oluşur. Hatta farklı zamanlardaki Allah inancı aynı kişide bile farklıdır. İnsan dünya ve çevre etkilerinden uzak kaldıkça iç dünyasında yüce yaradanına karşı daha sıcak yaklaşır.

Çevre etkileri ise onu bu sıcak inançtan uzaklaştırır. Adeta gönül hafızasında kopukluklar oluşturur. Diğer taraftan bilinç ve düşünce alanında rahatsızlıkları olan birçok insan yanlış bir Allah inancı kavramı içinde bocalar durur. İnsanın iç dünyasında, özünde net ve
eksiksiz bir Allah kavramı vardır. Bizzat Allah’ın gönüllere kaydettiği bu inancı aynen bilincinizde bulamazsınız. Tüm zihin dünyamız bir kargaşa fırtınasında boğulur. Çoğu kez inkarların, gerçeğe karşı isyanların nedeni budur. En çetin bir ateist bile bu fırtınanın anaforunda isyan etmektedir. Özünde Allah’ın gerçek kavramı vardır. Düşünce dünyasındaki kendi güçsüz fikirleri arasında onu kavrayamamanın çelişkisini yaşar. O halde, Allah’ın varlığı, O’nun ilim ve güzellikteki sonsuzluğunun benzersizliği aşikarken; zihin nasıl bir Allah kavramında yaşamalıdır?.

Çağımızın en büyük matematikçisi Martin Gardner, bu ihtiyacı ilmin asalet çizgisinde sezmiş, harika bir yoruma varmıştır. Diyor ki: “Allah’ın kaçınılmaz varlığını ilim çizgisinde farkettikten sonra bütün düşünürlerin Allah kavramındaki yaklaşımlarını inceledim (Batı düşünürler). Hiç birini ilmin çizgisinde yakaladığım, sezdiğim Allah düşüncesine yeterli bulamadım. Çünkü benim ilimde vardığım Allah kavramı her an her hadiseye hakim, her olayı programlayan, sonsuz bir sevginin temsilcisidir. Her olay O’na muhtaçtır. O, gizli istekleri anında bilip, onu çözendir. Kendini idrak edene ise sonsuz bir merhamet sahibidir.” Gardner’i bu kanıya götüren düşünce ilimden gelişen bir idraktir. Allah, evrenin sonsuz güzelliğini akıl almaz bir ilim ahengi içinde yaratmış, sonsuz kudretini öylesine açık bir şekilde sergilemiştir ki; başka türlü güçsüz bir inanca imkan bırakmamıştır. Bu kavram içinde:

1) Allah’ın her hadiseyi programlayıp yarattığı, her olay sürerken her anını kontrolünde tuttuğunu anlamamazlıktan gelmek imkansızdır.

2) Evrenlerdeki tüm varlıklar ve olaylar tek bir ak nokta patlaması ile geliştiğinden, Allah’ın dışında bir etki,bir kuvvet düşünmek mümkün değildir. Böyle bir zan ilmi inkardır.

3) Fizik ve matematik ahengin değişmezliği, Allah’ın benzersiz tekliğinin inkarı imkansız yasasıdır.

4) Allah’ın kudreti her olayda olaydan önce ve olay sırasında kesiksiz olarak vardır. Onun dışında bir etki düşünülemez.

5) O her olayın hem yaratıcısı, hem yapıcısı, hem seyircisidir. Ne makrokozmozda ne mikrokozmozda bir olayı ilahi kudretin dışında bağımsız kabul etmek mümkün değildir.

6) Çokluk alemindeki birbirinden farklı görülen olaylar zinciri ilahi kudretin teklik sırrı içinde seyreder. Yani her olay diğer olayla birlikte bir ilahi gayeye hizmet amacını güder.

7) Bütün hadiselerde amaç,bir olayın bağımsız seyretmesi değil,tam aksine ilahi güzelliğin bir noktasını temsil etmesidir. Bu yüzden bir olayı tek başına incelediğiniz takdirde onu yorumlayamazsınız, yorumlarsanız hataya düşmeniz kaçınılmaz olur.

8) Yalnız insanın bilinç ve düşüncesinde doğan Allah kavramı teklikten gelen bağımsız bir yansımadır. İnsanın yegane üstünlüğü bu sırra sahip olmasıdır. İlahi kudret tüm varlıklarda vardır ve onların varlıklarında çokluk aleminin belli bir parçasına ait var olma duygusu mevcuddur. İnsan tüm evrenlerdeki olaylar zincirinin ötesinde Allah’ın benzersiz tekliğini idrak sırrına sahiptir. Bu duygusunda içtenlikle yoğunlaşırsa tüm alemlere yansıyabilir. Zaten insanların ilimde yücelmesi sırf bu duygunun kudretinden gelir.

9) Allah yer varlığa ve olaya kudreti ile o eşya ve olaydan daha yakındır. Ancak insana, özündeki bilinçten de yakındır. Düşünceyi önce Allah yaratır. İnsan o yaratılan düşünceyi düşünür. Sonra kendim düşündüm sanır. Halbuki ilahi murad, insanın bu inceliği sezmesini; Allah’ı kendi bilincinde farketmesini istemektedir.

10) Gerek Big Bang yaratılış olayının fizik ve matematiğinden, gerekse olaylar zincirinin teklik ahenginden kesin olarak anlıyoruz ki, hiç bir olay ilahi kudretin programlanmış iradesi dışına sıçrayamaz. Hatta bize bazan sıçramış gibi görünen olaylar o kader çizgisinin bir başka program çizgisindeki zorunlu görüntüsüdür. Evet kıymetli okuyucularım, Allah’ın benzersiz tekliği ilmin aynasında ışık ışık parlamıştır. Bundan böyle filozofların cılız Allah tanımlar, bilgiç geçinenlerin Allah konusunda hasta zihin zanları çöpe atılmaya mahkumdur. O’nun gerçek sırrı, tıpkı yüce Kitabı Kur’an-ı Kerim’de İhlas Suresi’nde tanımladığı gibi ilim dünyasına yansıyı vermiştir. Şimdi laboratuarlarda ilim sentez ve analizi yapılan her çalışma köşesinde bu sır apaçık seyredilmektedir.

Kaynak: www.nurbaki.com

Categories:

Tags:

3 Responses

  1. Öğrenciyken bir gün bilimi ilime çakıştırarak ters düşürecek bir şekilde ders veren bir öğretmenimize dayanamıyarak bir soru sordum.

    -Hocam tamam herşey bir enerji ama nereden doğuyor bu enerji hiç söylemiyorsunuz dedim.

    -Tabiki söyleyeyim enerji hep vardı.Yaratılmadı.Konumuzu dağıtmayalım.dedi.

    – Hocam dağıtmayalım ama bu söyledikleriniz zaman zaman ilmimize ters düşmekte….dedim

    – Ben bilimciyim.Bilim sor söyleyeyim…dedi

    – Mademki herşey bir enerji ve yaratılmadı zaten vardı öyleyse şu an hepimizin atan kalbi enerjisini nereden alıyor nasıl durup tekrar çalışıyor.onu ne durduruyor ve ne yeniden tekrar attırıyor…dedim.

    – …….. hiçbirşey diyemedi.

    Allah korusun sınıfta 30 kişiydik…Ben yorumu size bırakıyorum.

  2. kardeşim ağzına sağlık güzel demişsin bazen biz insanlar bilime dayanarak allah inancını sarsarız herkesin içinde bütür sıkıntılar yaşanır ama önemli olan bunu bizim sonsuz inancımızla aşmamızdır bu öyle oturarak olacak iş değil araştırarak kitaplar okuyarak sonrada bunları ibadetlerle pekiştirerek namaz kılarak ouç turarak şükür ederek bunlar kendiliğinden çözülür belki konunun dışına çıktım ama sen höş gör kardeşim allaha emanet ol hoşçakal yorum yazarasan sevnirim

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *