Dünyanın Hayata Uygunluğu

Dünyanın hayata uygunluğu pek çok sayıda etkene dayanır. Bunların arasında yerçekimi, elektromanyetizim, güçlü ve zayıf nükleer kuvvetler gibi dört temel kuvvetin göreceli gücü, evrenin genişlemesinin hızı, süpernovanın frekansı ve mesafesi ile bazı atomların nükleer enerji seviyeleri sayılabilir. Şayet bunlar, tam olarak bugün oldukları değerde olmasaydılar, karbon bazlı hayat kesinlikle varolamazdı. Big Bang ile yaşamın oluşabilmesi için gerekli olan hayati ve kritik ayarlar, evrenin yapısını belirleyen ölçüleri ortaya çıkarmıştır. Bu ölçülerin, tam olması gereken miktarda olmaları Big Bang’in oluşumunun ardındaki mükemmel ve bilinçli bir tasarıma işaret etmektedir. Örneğin neden Merkür, Venüs, Mars ya da başka bir gezegen yerine dünyamızda yaşadığımızı düşünelim. Dünya üzerindeki ısı farkı, hayat için tam uyumludur. Ancak Merkür ve Venüs çok sıcak, Mars ise çok soğuktur. Merkür’ün atmosferi yoktur. Diğer taraftan Venüs’ün atmosferi güneş ışınlarının geçmesine izin vermeyecek ölçüde kalındır. Mars’ın atmosferi ise öyle incedir ki yeteri kadar oksijen ve su bulundurmaz. Dünyanın atmosferi bizim gözümüzün hassas olduğu ışık tayfına (spekturum) şeffaftır. Antropik düşünceye göre atmosfer, insan ve hayvanların belli mesafede görebilmeleri için hassas bir dengeye oturtulmuştur. Tabii ki hayat, koşulları buna müsait olduğundan Dünya üzerinde gelişmiştir. Gelişen hayat, bu koşullara uygun olan bir hayat idi. (Devamını Oku)




